Kendimden kaçmaya çalıştıkça kendimi bulduğum yer yine kendim oluyor. Kendim hakkımda bildiğim tek şey ismimin Eda olduğu, bunda bile bir seçim hakkımın olmaması da ayrı tabi. Yaşamak zorundayım çünkü hayatım henüz sonlanmış değil. Peki ben yaşamak istiyor muyum? Hayır, kesinlikle istemiyorum. Kendimle kaldığım sürede kendimden kaçmak için o kadar çok çabalıyorum ki ama tahmin edileceği üzere ''Kaçamıyorum'', ''Yaşayamıyorum''. Sesimi duymaya bile tahammülüm yok, sadece acı çekiyorum ve zamanla mutluluk olarak nitelendirdiğim her şey yavaş yavaş acıya dönüşüyor, onlar acıya dönüştükçe ben yok olmak istiyorum. Yok oluyorum, doğuyorum, Yok oluyorum... bundan ibaretim ne bir eksik ne bir fazla. Öğrendiğim şeyler beni üzüyor. Ağlayamıyorum, ağlamak enerji boşalımından ibaret çünkü, ben artık bir şeyleri düzeltemk istiyorum. Boşluktayım, her geçen gün kayboluyorum, kayboldukça kendimden, dünyadan, insanlardan nefret ediyorum. Yalnızlaşıyorum, yapayalnızım mutlu değilim ve olamayacğımı biliyorum. İstediğim tek şey benim mutluluğum olmadığına yemin edebilirim. Mutlu değiliz..
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar

Yorumlar
Yorum Gönder