Bedenimden terk edilmek üzere kaçan bir ruh. Gitmek istiyor çok yere hem de, birçok yere. En büyük sorunu yalnızlık ruhun biliyorum ama elimden gelen bir şey yok. İzin veriyorum çekebildiği kadar çeksin acısını. Varoluşsal sancılar, Yokoluşsal sancılar. Bedenimi terk edince mutlu olacak mı? Bu sorunun cevabını ne ben ne ruhum bilmiyor. Bir şeyler istiyor ama oturup, acı çekmek değil. Mutlu olmak mı istiyor sadece yoksa kaçmak mı?, Mutluluktan kastı ne?, Hep mutlu olunur mu?, Kaçacaksa da nereye kaçacak? Hepsinin cevabını o da ben de biliyorum sadece bir şeyler yapmak istiyor. Filmi sonlandırmak istiyor. Çamaşırları yıkayan, yemek yapan ve onu yiyen kişiden daha fazlası olmak istiyor. Sıkılmış ne yapabilirim ki... Ben bir şeyler yapmadıkça daha da sinirleniyor. Bu döngü hep böyle devam ediyor, sıkıldı artık, yoruldu. Bedenim acıyor ama öyle böyle bir acı değil. Hep acımaya devam etmesindense ruhu serbest bıraksam... Nasıl serbest bırakılır ruh? Ne yapmam lazım? Cevabını bilmediğim tonla soru, cevabını bilmekten de korktuğum sorular. Bir zamanlar ruhum neden acıyor sorusuna da bir cevabım yoktu, bilmekten kokuyordum yine... Ama o cevabı buldum, artık biliyorum...

Yorumlar

Popüler Yayınlar