Ben hava aydındandığında kalkıp işlerini yapan bir hayvanım, uyumuyorum da. Kendimi tanımladığım her kelime, kelimeden ibaretmiş sadece. Ben o tanımlar değilim, kendime yabancı olarak bakıyorum, ben olarak bakıyorum, camdan bakıyorum. Kendimi göremiyorum, ne yaptığımı da anlamıyorum. İzliyorum ama izlemeyi seviyorum kendimi. Birilerin bana verdiği önerileri dinliyorum, kafamın içinde çoğuna sen yaşamadın ki bunu ne aklı veriyorsun bana diyorum. İyi olmamı değerlendiriyorum, çok iyi değilim işim de olmaz çok iyi hissetmekle. İnsanlara bana iyi gelmiyorsun demeyi öğrendim, şimdi de her insana diyorum bunu, yüzsüzü oldum bana iyi gelmiyorsunun. Bazen her şeyi ben biliyorum, sen bilmiyorsun, o hareketi yanlış yapıyorsun kafalarına giriyorum. Haklı çıkmayı çok seviyorum sündürüyorum karşımdakini, üstüne çıkıp tepiniyorum resmen. Bunların bana dönüşü mü bilmem ama o gece hayatımdaki herkesi öldürüyorum tek tek, hepsi için ağlıyorum, ölmediler diye sevinip devam ediyorum. Durduk yere YouTube gizli modda dişil enerji yükseltme videoları açıyorum, birine bela okumadan yapamam diye çıktığım günün akşamında prenses gibisin iltifatını alıyorum. İltifat sevmiyorum, karşılığında iltifat etmeliyim gibime geliyor. Sonra zortluyorum. Çok içtiğim gecenin çıkışında merdivenlerden düşüp kusabiliyorum. Çok içtiğim gecenin sabahı evde portakal evde tek diye ağlayarak eve yürüyebiliyorum. Artık hangi tür müzik dinlersin sorusuna trap diye cevap veriyorum, umrumda değil, filmleri yarıya kadar izleyip sonrasında hava durumuna bakıyorum, sonraki hafta kar yağar mı diye olmayan matematiğimle değerlendirme yapıyorum. Kimsenin yanında da sonraki hafta belki yağar diyemiyorum matematiğime güvenmiyorum. Yalnız kalmayı sevmeye çalışıyorum, evde birisi olsa donsuz gezemezdim, ayna karşısında terleyene kadar dans edemezdim, o salak videoları izleyemezdim…

Artık kendimi, kendimin çocuğu olarak görmüyorum, bazen düşmanı bazen de çok da sevmediğim arkadaşım olarak görüyorum. Bazen geceleri hunharca burnumu karıştırıyorum, kendime kimseye söyleme diye söz verdirtiyorum. Yıkanmaya gücümün olmadığı günler de oluyor, aynı yastık kılıfına 1 ay yattığım da, ter koktuğum da oluyor, hasta olup ayağa kalkamadığım için 2 gün sadece suyla yaşadığım da oluyor. İnsanlara yalanlar söylüyorum, bazen kandırıyorum da, bazen yargılıyorum da. Şunu öğrenmem uzun zamanımı aldı bu bok gibi şeylerin hepsini, bazılarını neredeyse herkes yapıyor, ama söylemiyor ben görerek veya söyledikleri şeylerden çıkarımsayarak anladım. Kimse prenses değil, kedi ve ciğer gibi işliyor her şey. Kimse, kimse için ölmez. Kimse, kimsenin hayatı değil. Kandırmak ve kanmak üzerine bu kadar zaman harcamak gereksiz. Kimse benim en sevdiğim insan olmadı. Senin kötü düşüncelerinin hepsi karşındakinde de var, senin kaçmak istediğin düşünceler, karşındakinde de var. Kakanı yaptığında bile sifona basıyorsun gitsin diye,  ama karşındaki bağırsakları kaka dolu karşında sana bebeğim diyebiliyor. Ben de ona utanmaz diyorum. Utanmaz olan o değil ama…

Yorumlar

Popüler Yayınlar