Hissizlik mi bu? Tepki verememek mi?
Üzülmek mi?
Hep mi üzgünüm?
Çocukluğumda büyülü gelen her şeyin sihiri nasıl da bozuldu 
Bir zamanlar hevesim vardı, renklerim vardı
Çok sevdiğim renklerim vardı
Öylesine kurduğum cümleler vardı
Bir zamanlar dediğim günler hep vardı,
Şimdi başkaların kurduğu cümleleri anlamaya çalışıyorum,
Renklerimin yıkanmaktan soldu sanki 
Ayırmam zaten renklilerle beyazları, 
Beyazların hepsi kirli şimdi
Unutuyorum bazen, az önce kurduğum cümleyi unutuyorum
Geçmişi, en geçmişi unutamıyorum
Bekliyorum unutmayı, bazen sadece bekliyorum 
Beklememelisin…
Geçmişte en kötü olan anlar şimdi nasıl gülümsetiyor?
Nasıl bir cüretkarlık bu?
Aklımdakileri de unutmayayım diye, hep yazıyorum 
Aklımdakileri kusmak istiyorum, 
Öylece ifade de edemiyorum,
Unutmak istediğimden belki her şeyden bahsedemiyorum
Unutmak istediklerim zaten silinmiyor mu?
Kendimle olan ilişkim nasıl bu kadar karmaşık?
Nasıl çekiniyorum kendimden bu denli?
Korkunun ecele faydası yoktu hani?
Şimdi nasıl kaplıyor her yerimi korku?
Bugün okudum;
Mutlu olmak için bir şeylere ihtiyacımız olduğuna inandığımız sürece, onların yokluğunun bizi perişan edeceğine inanırız!
İnanmak, korkmak, yalnızlık, hüzün, eksiklik...
Bu kadar duygu hissettiriyor işte bir cümle
Belki daha fazla,
Hakeden insanlar mı mutlu oluyor?
Yalnızlık hissetmeyenler mi yalnız kalmıyor?
Herkes ilişkilerinde çok mu mutlu?
Herkes aşık mı birbirine?
Ben neden?
Mutlu olmak için bir şeylere ihtiyaç duymamalı mıyım?
Mutluyum kendimle de mutluyum,
Sıkılıyorum kendimden bazen ama mutluyum,
Arda arda yazılan bir paragraf yazı,
Sevmiyorum artık

Yorumlar

Popüler Yayınlar