Varlığımı hangi sebepten bilmeksizin, görünmezlik pelerini yaptım
Tanımadığım herkesin kapısının önüne bıraktım
Görünmez olacaktım, kimseler attığım adımları göremeyecekti
Yazdıklarımı okumayacaktı,
Bir kum tanesi gibi bir uçtan, bir uca taşınacaktım
Bir kum tanesi olarak sürdürecektim yaşamımı
Kader değildi sürdürdüğüm yaşam, tercihimdi
Fikirlerim iyi (mi), kötü (mü), ifadem olgun (mu), yetersiz (mi), suratımın kusurlarını, bekleyenmeyen yanlarımın absürtlüğünü kimselerden duymayacaktım.
Ortalıkta eleştirilecek bir şeyim olmayacaktı, sunmayacaktım eleştiri benden uzak olacaktı.
Her şeyi bilmek istememin ardına saklanan zırh ve yanındaki eşantiyon görünmezlik sevdası, bu ikilidir ki doğduğumdan bu yana yaşamıma eşlik ediyor.
Kendini ortaya koyanların kınandığı; koymayanların onlara imrendiklerini asla itiraf edemedikleri, sahne kıyafetlerinin üstündeki pelerinlerini birbirlerine sürte sürte ateş çıkardıkları bir performans oynanaıyor.
Herkes kendi gördüğünce bir şeyler fısıldıyor ortaya
Burada tribünlerde olmak daha iyi, hem de gözler önünde olmanın ne denli incitici bir deneyim olabileceğine dair hafızama kazınmış bu kadar anı varken.
Neredeyse herkeslerin içindeki o görülmek, duyulmak isteyen ateşin inkarı, kişinin kendini maruz bıraktığı sabotajdan bir tanesi.
Ateşimi kabul ediyorum. Pelerinimi omuzlarımdan çekip fısıltıları içine hapsediyorum.
Bir kumaş parçasının içinde uğultu ve tükürükler
Birkaç öksürüğün ardından ferah bir nefes
Yorumlar
Yorum Gönder