Yazamaya başlamak zor, bazen o kadar çok şey hissediyorum ki, anlatmak, yazmak, kendimi bir cümeleye sığdırmak zor geliyor. Evet, kendimi cümelelere, kelimelere sığdıramıyorum. Bazı geceler bu eve bile sığmıyorum.

Daha önce buradan geçtim mi bilmiyorum, geçtiysem de parmak uçlarımda yürüyerek geçtiğimden eminim.

Yazmaya başlamadan önce söylemek istediğim ne çok şey vardı. Ama yazamama sebebim ne bilmiyorum. 

Boynum sağ tarafıma dönmeye yeltenemekeyecek kadar tutuk. Kafamın içi de her şeye yeltenebilecek gücü, yakmak için biriktirdiğim sayısız kibritle dolu. İstesem bu kibritlerle kendimi bile ateşe veririm. İstersem de sizi ateşe veririm. Oturur izlerim.

Anlaşılmamaktan korkmuyorum ama kelimelerimi özenli seçiyorum. Bu da olur da mutsuz olduğum yanılgısına düşersiniz de bununla mutlu olursunuz diye. İşte burada yanılgıya düşersiniz. O mutsuzlulukları yaşadım, gözyaşlarını döktüm.

Şimdi o gözyaşlarımla etrafıma ektiğim, yaban çiçeklerinin tomurcuk açmasını izlemek için döküyorum.

Aslında size bir şey daha söylemek istiyorum, ben o mutsuzlukları yaşamadım. Mutsuzluk yaşadım.

Bazı şeylerin sebepleri asla söylenmez sonuçlar da görülmez. 

Bazı şeyler görülmeden de söylenmeden de anlaşılır. Hepimizin hayatı da bunu kanıtlyacak milyonlarca örnekle doludur. 


Yorumlar

Popüler Yayınlar